21 Temmuz 2012 Cumartesi

   Mesela bazı insanlar var. Arkadaşım demeye çekiniyorum. Çünkü arakdaş dediğin Facebook'ta olunur. Belki dost derdim ama bu arakdaş - dost ayrımı üzerine çok saçmalandı. O yüzden onu da demeyeceğim. Biraz bahsedeyim, siz karar verin.
   Mesela o insanlarla konuşmaya başlarken "Selam" demezsin. "Lan!" "Hoop" "Yarraam!" dersin. Ya da nasılsın demezsin. "Nettin lan it?" dersin. Ama buna asla darılmaz, gücenmez. Anlatacağın bir şey varsa "Nasılsın?" diye sormasını da beklemezsin, direk konuya dalarsın. Hatta sinirliysen biraz, konuya "Amına koyucam ya!" diye başlarsın, o da sakin olmanı, yavaş yavaş anlatmanı söyler, bunu söyler ama bir yandan da küfür eder. Hıı, ben burada arkadaşlık seviyesini küfürle ilişkilendirmiyorum. Arkadaşlık seviyesini rahatlıkla ilişkilendiriyorum. Yanında rahat olduğun insan sana çok yakındır. Arkadaştan bir adım ötedir.
  Biraz daha bahsedeyim aklıma gelmişken. Mesela plan yapacaksın, "Müsaitsen şunu yapalım mı? :)" demezsin. Emir kipi kullanır, "Şu gün şu saatte şurada ol!" dersin.
  Biraz önce yaşadığım, yazıyı yazmama sebep olan olayı da yazayım.
Ben: Şarkı ister misin lan?
        Al. http://www.youtube.com/watch?v=mdjkoHkQ2x0
        İsteyeceksin tabi.
        Sıkıyorsa istemem de de gör.
Tuğçe: Çok güzel lan bu.

   Neyse işte, böyle insanlara ihtiyaç var. Yapmacıklıktan, çıkardan, sahtelikten uzak, yanında kendin olabileceğin, hareketleriyle samimiyetini sana hissettirebilecek insanlara ihtiyacı var herkesin. Bu denli arkadaşlığı olmayan insanlarda kişilik bozukluğu olduğunu da tespit ettim. Gerçi herkes biraz adam olsa, kendi olsa kişilik sorunu falan da kalmaz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder