25 Ağustos 2012 Cumartesi

Kuş yuvadan uçtu.

Odamın penceresinin altındaki klima motoru. Her şey apartman girişinden zile basılmasıyla başladı. Salonun balkonuna gidip oradan bakmaya üşendiğim için odamdaki klima motoruna aldırmaksızın vücudumun yarısından fazlasını dışarı çıkarmak suretiyle uzandım pencereden. Tam otomatiğe basmak için odaya girerken gözüme takıldılar. Böyle çıplak, minik, iğrenç iki küçük şey. Bir de gagaları var ki, turuncumsu falan. Küçük bir şok yaşayıp kapıya koştum. Otomatiğe basıp geri geldim kuşların yanına. İzlemeye başladım. Nasıl da bağırıp gagalarını açıyorlar. Salak olduklarını düşündüm önce. Sonra hemen kafamın üzerinde bir ampul yandı. Bu iki küçük iğrenç "şey"i aşağı düşürüp gece farelere yem edecektim. Fotoğraflarını çektikten sonra geceyi bekledim. Ama sonra kıyamadım. Bağlanmıştım resmen bunlara. Karışmadım bi süre. Yavaş yavaş büyüdüler. Tüyleri çıkmaya başladı. Nasıl da çirkinler, anlatamam. Üstelik her sabah başımı beynimi sikiyorlar bağıra bağıra. Gagalarını penseyle sökmeyi de düşünmedim değil, ama bağlanmıştım bir kere. Yapamadım bir şey. Her gün biraz daha büyüdüler. Sonra bir gece biri eksikti. İçim burkuldu. Yuvadan uçup gitmişti yavrum. Çok üzülmüştüm. Hem ona, hem de kalan yavruya. Yalnız kalmıştı, yazık. Bir gece o da gitmişti. O da terketmişti beni. Hüznüm uzun sürmedi, yeni yavrular geldi. Onları daha çabuk benimsedim. Ses yapmıyordum geceleri. İzmariti üzerlerine atmamak için çaba sarfediyordum. Çok geçmedi onlar da uçtular. Artık alışmıştım. Çok fazla koymadı bu gidişleri. Üstelik uzun zaman yenileri de gelmedi. Alışmıştım yalnızlığa. Her gece kontrol ediyordum aslında. Eksikliklerini hissediyordum. Bir gece yine o orospu kuş gelmiş kuluçkaya yatmıştı. Sinirlendi önce. Gidip kim bilir hangi kuşların altına yatıyor, gelip benim penceremin önüne bırakıyor yavruları sonra siktir olup gidiyordu. Kaldıracaktım kuluçkasından, sonra yine kıyamadım, kahretsin! Çıkmış yavrular yumurtadan. Yine başlamıştık. Yine aynı şeyler, izmarit atarken dikkat et, her gün kontrol et, uçsunlar, üzül. 2 gün önce uçtu birisi. Birisi de biraz önce uçtu. Ama bunlara adil davramamıştım, sigaramın küllerini atmıştım üzerlerine. Erken uçtular. Artık yuvayu bozmanın zamanı geldi. Zira bir daha yavru kuşlar gelirse üzerlerinde her türlü fanteziyi gerçekleştirebilirim.  Elveda kuşlarım, elveda fantezilerim.
Anlatılan olaylar gerçek, hisler değildir. Yanlış anlaşılmasın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder