18 Ağustos 2012 Cumartesi

-Telefondan yazildi, Turkce karakter eksikligine takilmayalim.-

Yine bayram geldi catti. Kucukken heyecanlandirirdi bayramlar beni. Tek tuk tuttugum oruclar bile mutlu ederdi. Seker yiyecegim icin mutluydum. Yeni kiyafetler, uzun zamandir gormedigim -yasit oldugum- akrabalarimi gorecegim icin heyecanlanirdim. Kucukken harclik da verilirdi bayramda. Ama artik bayram siradan bir gun gibi. Son birkac yildir boyle. Bayramdan zevk alamiyorum. Hayir, "Nerede o eski bayramlar?" tribine girmiyorum, "Buyuduk, yaslandik be!" triplerine de. Ama benimle alakali bir durumdur belki de. Gecen yil bayramda butun gun evde bilgisayarin basindaydim. Bir baska bayramda hastanede gecirmistim.
Yarin bayram ve ben yine hissizim. Akrabalarimi sevmiyorum belki de. Zorunlu ziyaretler, "Ne kadar buyumussun!" diyecek olanlar, "Kilo almissin" diyecek olanlar zaten sogutmustu hep beni ama bu yil bir de universite geyigi cikti basimiza. Herkes nereye yerlestigimi soracak, endüstri mühendisliginin ne ise yaradigini soracak, nereleri yazdigimi soracak, baska insanlari ornek verecek ve bunlari yapan insanlar liseyi zor bitirmis, hayatinda kitap okumamis insanlar olacak. Onlarla bu muhabbete girmeyi birak, yuzlerini bile gormek istemiyorum.
Kuzenlerimi goreyim, mezarliga gideyim, biraz da kahve iceyim yeter bana.
Zaten bayram ziyaretlerinde en sevdigim sey ikram edilen Türk kahvesi.
Zaten kolonyayi da hic sevmem, bir de bunu sorun edecek insanlar. Kolonya tutanlara "Hayir, tesekkurler" demekten yine usanacagim.
Keske gitsem bu diyardan da kurtulsam bu zorunluluklardan. Birkac yilda bir gelir, bayrami yasar giderim. O da olacak bir gun, az kaldi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder