15 Kasım 2012 Perşembe

Bir değnek var her tarafı boklu


    Öyle bir durumun içerisindeyim ki iki ucu boklu değnek değil. O hafif kalır yanında. Bu değneğin her tarafı bok.
   Bir yanda eskiden mahvettiğim şeyler var. Elimde tamir etme fırsatı, tabi tamir edebilirsem. Kırık bir vazoyu yapıştırmaya benzeyecek eminim ama denemek istiyorum. Tüm parçaları bulup yapıştırırsam, boyarım, verniklerim düzelir diye umut ediyorum. Ama nerede bende o şans, nerede bende o sabır. Bir parçayı bulsam bir diğerini bulamam. Onu da bulsam birleştiremem, hadi birleştirdim diyelim, ya sinirlenir yere vurur tuz buz ederim bir daha yapıştırılmamak üzere, ya da bu şansla elimden düşer kırılır. Ben başarsam vazo başaramaz belki. O kadar karışık ki durum, vazoya benzettiğim için kendime kızdım adeta. Hadi bu vazoyu bıraktım desem öyle dağılmış bir halde, kestim umudu. Yeni bir de vazo var. O vazoyu da deli manyak gibi istiyorum. Elde etmem lazım bir şekilde. Edebilir miyim? Belki. Bazı şartlar sağlanmış durumda. Param var da vazoyu koyacak yerim yok gibi bir durum. Ve saklamam lazım o vazoyu, kimse göremez. E madem saklayacağım neden elde edeyim ki? Madem koyacak bir yerim yok neden alayım siktiğimin vazosunu? Madem karşısına geçip bakamayacağım saatlerce, madem içine bir şey koyamayacağım, madem gelen herkese gösteremeyeceğim koleksiyonumun en güzel parçasını neden elde edeyim? Bir de korku var ki içimde her şeyi göze alıp o vazoyu elde edersem, bir şekilde karşısına geçip izlersem saatlerce, herkesten saklamayı başarırsam ve sonra o da kırılırsa? Sakarım işte ben. Kesin kırarım onu da. Kırdıktan sonra ne olacak peki? Uğruna yaptığım her şey yok olacak. Her zamankinden daha çok üzeceğim. Parçalarını görecek insanlar. Hem vazodan, hem gizemimden olacağım, hem de kendi kendimi yiyip bitireceğim. Ve eminim ki o vazoyu da kırarsam bir daha toparlayamam kendimi. Olmaz, beceremem. Kendimi sike sike öldürürüm. Açıklayamam insanlara kırık vazo parçalarını. Temizleyemem de. Olmaz, yapıştırılmaz da o.
  Öyle boktan bir durumdayım ki, vazo almayı bırakmayı da düşünüyorum aslında. Belki de artık tablo almalıyım, ne bileyim. Saçmalıyorum evet, ama durumum zaten yeterince saçma. Durumumu vazolar üzerinden anlatmak da ne güzel değil mi? Bir dahaki yazımda belki vazoların eski sahiplerinden bahsederim. 

1 yorum:

  1. sen ne yaptın pekı? Bende vazo alacağım da ondan soruyorum.ama çok kararsızımdır ki ben.hem cam vazo seçerim ben düştü mü tuzla buz olur. Toplanmaz,yapıştırılmaz.

    YanıtlaSil