9 Kasım 2012 Cuma

İnsanları özleyemiyorum en azında mevsimleri özleme lüksünü çok görmeyin bana. İnsanları sevmiyorsam, içimde özleme namına içimdeki ufacık şeyleri de engelliyorsam ne var yani? Bir insanı özlemek zayıflıktır. Bir insanı özlemek pişmanlıktır. Özlemek insana iyi gelmez. Neyse, siz bana ruhsuz deyin, duygusuz deyin, ne derseniz deyin.

Adeta özlemişim sonbaharı. Kışın yeri ayrı tabi. Ama şimdilik sadece sonbaharı özlediğimi farkettim. Sabah okula giderken görüyorum yerlerdeki sarı yaprakları. Yapraklar olmayınca hoş olmuyor, bir şeyler eksik kalıyor. Penceresiz resmedilmiş ev gibi oluyor, teknesiz deniz gibi, gözsüz insan gibi oluyor. Büyükçe bir ağacın altında bir bankta oturup, sarı yapraklar rüzgar sürüklerken bi sigara içtin mi dünyanın en mutlu insanı olursun. Kahveden bahsetmiyorum bile. Çünkü blogumu okuyorsa bir insan kahveyle aramdaki sapkın ilişkiyi biliyordur. Kahvesiz olmaz. Kahvesiz sigara içilmez. Kahvesiz sonbahar olmaz en başta.

Kapüşonu kafama geçirip, kulağımda müzikle sokakta yürümeyi özlemişim. Yerler de öğleden kalan yağmur kalıntıları. Hele de o koku. Terlemeden yürümek ne güzeldir öyle. Birkaç aya kadar kar da yağar. Hayatımda neredeyse hiç uzun süreli bir kar yağışına maruz kalmadım. Adanalıyım arkadaş ben. Yağmurun ıslattığı yerlerde bile doğru düzgün yürüyemezken kar yağınca ne yapacağım bilmiyorum. Neyse yağsın yağsın, onu da severim ben.

Cistak cistak müzikler yerini alternetif müziğe bırakır. Enstrümanlar zirveyi elektronik müzik zımbırtısından alır.  Yağmurlu bir sonbahar günü tutup da clup müzik dinleyemezsin. Aslında dinlersin de, o zaman ben seni ciddiye almam. Redd dinlersin, Sakin dinlersin, Ali Atay dinlersin, Teoman dinlersin, Candan Erçetin dinlersin, Gece dinlersin, Mehmet Erdem dinlersin, Patti Smith dinlersin, Bob Dylan dinlersin, A Day To Remember dinlersin, Take That dinlersin, dinleyebileceğin kadar cover dinlersin. Güzel olur böyle şeyler.  Eğer yağmur yağarsa ne dinleyeceğinizi zaten biliyorsunuz. Here Comes The Rain Again. Ama bu şarkıyı orya buraya yazıp da bokunu çıkartamazsın. Muse dinlersin bir de. Çok iyi gider yağmurla.

Yağmurlu bir sonbahar akşamı ne içersin peki? Tabi ki kahve içersin. Ama onun da bir adabı vardır. Sütsüz ve şekersiz içersin. Türk kahvesi içmezsin çünkü o sabah içilir sonbaharda. Akşam üstünden sonra hazır kahvelerden içersin. Ya da çay. Bak o tüm gün gider. Kitap okursun. Deli manyak gibi kitap okursun hem de. Emrah Serbes okursun, Hakan Günday okursun. Bukowski okursun ya da.

O zaman sonbahara uygun olsun diye ben bi kahve sigara içeyim sırtıma battaniyemi alıp. Kaloriferleri yaksalar iyiydi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder