5 Ekim 2013 Cumartesi

Yalnızlık soyut değil, somut bir şeydir. Yalnızlık, bir insanın başkalarıyla arasına koyduğu boşluktur. Yalnızlık, insanın diğerlerinden uzak durmasıdır. Yalnızlık ağızdan çıkmayan onca söze rağmen, beyne akın eden binlerce düşüncedir. Yalnızlık bir kafeye gidip, tek başına; etrafı, etraftaki birlikte oturan insanları izleyerek yemek yemektir. Yalnızlık, sigara içerken izmarite uzun uzun bakmaktır.  

Herkesin çevresinde yalnız insanlar vardır. Bir bakın. Sınıfa gelip tek kelime etmeden, telefonuna bile bakmadan, en arka sırada dersi dinleyip, not alıp, dersin bitimiyle birlikte sınıfı ilk terkeden insana bakın. Çıkmak istediği kapıda duran insanlara tek kelime etmeden, nefesini tutup, yanlarından süzülerek geçen insanlara bakın. Yalnızlık, bir insanın otobüsteki diğer insanlardan uzak durması demektir.  Yalnızlık, insanın etrafında, görünmeyen bir küredir. Ne kadar acı çekmişse, ne kadar ihanete uğramışsa, umudunu ne kadar kaybetmişse o kadar büyüktür o küre. O kadar uzak durur insanlardan.  

Yalnızlık soyut değil, somut bir kavramdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder